COVİD-19 VE MUTASYONLARINA KARŞI PANİK YAPMA ÖNLEM AL

COVİD-19 VE MUTASYONLARINA KARŞI 

PANİK YAPMA ÖNLEM AL

COVİD-19 mutasyonu ve Toros Devlet Hastanesi’ndeki kaybolduğu söylenen aşılar ile ilgili Mersin Tabip Odası, SES Şube Eş Başkanı Dr. Zeki Sinan Doğan, Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin katılımıyla Tabip Odası Mersin Şube Başkanı Dr. Mehmet Antmen tarafından bir basın açıklaması yapıldı.

“ETKİLİ BİR VAKA TAKİBİ PLANI İLE ETKİN VE HIZLI VERİ ÜRETİLMESİ, PAYLAŞILMASI EN ÖNEMLİ ÖNLEMLERDİR’’

Dr. Antmen açıklamasında, COVİD-19 pandemisi İngiltere, Brezilya ve Güney Afrika’daki mutasyonlarla yeni bir aşamaya geldiğini belirterek Mersin Tabip Odası olarak sürecin başından bu yana izlenen yanlış sağlık politikalarına yenilerinin de eklendiğini üzülerek izlediklerini ifade etti.

Antmen, açıklamasında şu cümleleri kullandı: “Halkın doğru bilgilendirilmesi açısından biz üzerimize düşeni yapıyoruz ve gerek basındaki gerekse de sosyal medyadaki yanlış tartışmalara son verilerek bilimsel gerçekler üzerinden sürecin yönetilebilmesi için gerekli uyarıları yapmakla kendimizi görevli hissediyoruz. Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği, Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği ve Halk Sağlığı Uzmanlık Derneklerinin yayınladığı uzman görüşlerini içeren güncel bilgi notuna göre; Virüsler, özellikle de koronavirüsler, çoğalması ve yayılması sırasında ortama göre değişim göstermektedir. Bunu mutasyon olarak adlandırmaktayız. Mutasyonların çoğunun anlamlı bir etkisi olmamakla birlikte, bazı mutasyonlar bulaştırıcılığın artması gibi virüse avantajlar sağlayabilir. Bu şekilde avantajlı hale gelen virüs toplumda yayılmaya devam eder ve baskın hale gelmesi kolaylaşabilir. Şu anda COVİD-19 mutasyonlarının dünyada yayılmakta olduğu ve küresel bir tehdit oluşturduğu görülmektedir. Bu nedenlerle, risk oluşturan mutasyonlara yönelik tedbirler alınması gerekmektedir. Öncelikle mevcut ve ortaya çıkabilecek yeni değişime uğramış virüslerin izi sürülmeli ve yayılmalarını engellemek için uygulanmakta olan önlemler sıkılaştırılmalıdır. Şu ana kadar üç farklı değişimin ki buna varyant denilmekte, virüsün mevcut yayılım durumda artışa neden olarak risk oluşturduğu kabul edilmektedir. Üç varyant da COVİD-19’un evrimleşme hızından beklenenin ötesinde daha fazla mutasyon biriktirmiş olmaları ile de dikkat çekmektedir. Bu varyantların riskleri nedir? Başlıca risk bulaşıcılığın artmış olmasıdır. Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi, bu varyantların topluma girme ve yayılma olasılığını “çok yüksek” olarak değerlendirmektedir. Bulaşıcılığın artması ile ileri yaştakiler veya eşlik eden hastalıkları bulunanlar başta olmak üzere tüm yaş gruplarında hastaneye yatışlar ve ölüm hızları artabilir. Farklı düzeylerde de olsa her üç varyantın da doğal ya da aşılama sonrası edinilen virüsü öldüren antikorların etkilerinden kaçabilme özellikleri nedeniyle, yeniden enfeksiyon gelişmesi ve aşılamanın etkinliğinin düşmesi açısından da kaygı vericidir. Her üç varyantın da ilk ortaya çıktıkları yerlerde hızla baskın hale gelmiş ve artmış vaka hızları ile ilişkilendirilmiş olmaları bu varyantların kısa bir süre içinde tüm dünyaya yayılarak baskın hale gelmelerinin yüksek bir olasılık olduğuna işaret etmektedir. Diğer taraftan ülkemizde de varyantların varlığı saptanmış ve yerel yayılımının olduğu gözlenmiştir. Bu nedenle bir an önce çok sayıda insanın aşılanması sağlanıncaya dek yayılımlarını önlemek ve sağlık sistemi üzerindeki baskıyı rahatlatmak için daha sıkı tedbirlere ihtiyaç vardır. Varyantların yayılma tehdidine karşı hangi önlemler alınabilir? Varyantların ortaya çıkmasının en önemli sebebi, virüsün insanlar arasında çoğalarak dolaşmasıdır. Toplumda enfeksiyonların yayılımı ne kadar az olursa varyantların da yayılma olasılığı o kadar azalmaktadır. Bu nedenle her bir COVID-19 vakasının engellenmesi kritik önemdedir. Aşılama ve kısıtlama tedbirlerinin yanı sıra enfeksiyon gelişen veya temaslı kişilerin aktif takibinin yapılması varyant virüse karşı en etkili önlemlerdir. Halk sağlığı önlemlerine uyumun her zamankinden daha fazla önemli olduğu vurgulanmalıdır: Doğru maske kullanımı, fiziksel mesafe, el hijyeni kurallarına uyum, kapalı alanda 15 dakikadan fazla çok kişiyle bulunmama, mümkün olduğunca evde kalma, gereksiz seyahatleri erteleme, kapalı ortamların iyi havalandırılması, önerilen izolasyon ve karantina sürelerine mutlak uyumun sağlanması, aşı çalışmaları, klinik hasta izlemine ve tedaviye katkıda bulunabilecek yaklaşımların yanı sıra sürdürülebilir ve etkili bir vaka takibi planı ile ülke şartlarına uygun doğru, etkin ve hızlı veri üretilmesi ve paylaşılması en önemli önlemlerdir. Ülkeye girişte test uygulaması ve özellikle riskli ülkelerden girişleri takiben ek olarak 10 günlük karantina ve test tekrarı ile negatiflik aranması, şehirlerarası ulaşımın özellikle varyant saptanan iller için zorunlu nedenler dışında kısıtlanması ve sıkı takibi, COVID-19’un toplumdaki yayılma hızı, bulaşma dinamikleri ve hastalık şiddetindeki olası değişikliklerin şehir bazında yakın izlem ile erken fark edebilmesini sağlayacak sistemlerin kurulması da diğer önemli önlemler arasındadır.’’

“TEDBİRLER BİRDENBİRE DEĞİL, KADEMELİ OLARAK KALDIRILMALI’’

Tabip Odası Başkanı Antmen açıklamasının devamında, toplumda aşılanmışlık ve bağışıklık oranlarının henüz yeterli düzeylerde olmamasından dolayı uygulanmakta olan sıkı kısıtlama tedbirlerinin gevşetilmesi konusunda son derece temkinli olunması gerektiğinin altını çizdi.

Antmen, açıklamasının devamında şu cümleleri kullandı: “Tedbirlerin Haziran 2020’deki gibi birdenbire kaldırılması yerine kademeli ve yerel dinamikleri gözeten bir gevşeme politikasının hayata geçirilmesi mutasyonların ve doğal olarak enfeksiyonun yayılımını engelleyecek, hastalık oluşumu ve kayıpları yaşamamızın önüne geçecektir. Aşının bu denli önemli bir korunma aracı olduğu ve pandeminingeriletilmesindeki önemi ortada iken, ülkemizde hâlâ iki milyon civarında aşının yapılmış olması ve ihtiyacımız olan 130 milyon doz aşının sadece 13 milyonunun ülkemize getirilmiş olması tam bir başarısızlık örneğidir. 11 Aralıktaülkemizde olacağı söylenen aşılar zamanında gelmiş olsaydı M. Yaşar Karabacak gibi pek çok meslektaşımız şu an bizlerle olacaktı. Bunun yanı sıra son bir haftadır basında yer alan Toros Devlet Hastanesi’nde aşı kayıpları da bugüne değin pandemiyi yönetemeyen Sağlık Bakanlığı’nın aşıyı da adaletli ve güvenilir biçimde uygulayamadığının da bir örneği olmuştur. Aşı uygulamaları sırasında öncelikli grupta yer almayan ve yaş olarak da henüz sırası gelmeyen siyasilerin herkesten önce aşılarını yaptırma örneklerinin bol yaşandığı ülkemizde bu aşı kayıpları her kesimde ciddi bir kuşku uyandırmaktadır. Bu konunun açığa çıkarılması için Sağlık Müdürlüğünü göreve davet ediyor, bu işin takipçisi olacağımızı tüm kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz.’’