Tekli: “Çalışanlardaki covid yayılımı endişe verici”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Kasım ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Covid 19 pandemisinin etkilerinin ön plana çıktığı toplantıda Meclis Üyeleri sektörlerine dair genel değerlendirmelerde bulundu.
MTSO Kasım Ayı Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Hamit İzol başkanlığında online platformda gerçekleşti. Sektörel değerlendirmelerin yapıldığı, pandemi sürecinin sektörler üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği toplantıda Meclis Başkanı Hamit İzol, salgının etkilerinin her geçen gün arttığını vurgulayarak, daha fazla önlem alınması çağrısında bulundu. Mersin Milletvekili Lütfi Elvan’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine getirilmesinden duyulan memnuniyeti dile getiren İzol, “Sayın Elvan Bakan olmadan önce de Mersin için çok yoğun çalışıyordu, bundan sonra da destek ve çabalarının aynı yoğunlukta devam edeceğine inanıyorum. Sayın Bakanımıza üstlendiği yeni görevinde muvaffakiyetler diliyoruz” dedi.
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Sefa Çakır, meyve sebze sektörüne yönelik açıklamalarda bulundu. İhracat döneminin başladığını ve genel olarak sektörün durumunda mutsuz bir tablo bulunmadığını belirten Çakır, şunları söyledi:
“Sektörde geçen aylarda sıkıntı vardı ama şu anda Rusya ayağında talep artışı var. Avrupa Birliği ülkeleri ve Balkan ülkeleri ise karşımıza ilaçla ilgili sorun çıkarıp sınırlama getiriyor ve o bölgelere nadir ürün gönderebiliyoruz. Tarım Bakanlığı’nın bu konuyla ciddi şekilde ilgilenmesi önem arz ediyor. Çünkü Ülkemizde ciddi miktarda üretim yapılıyor ve sadece Rusya ile Ukrayna’ya değil tüm dünyaya ürün satacak durumda olabilmeliyiz. Avrupa’nın Türkiye’yi yılbaşından sonra daha büyük sıkıntıya sokmasını bekliyoruz. Önlemler mutlaka alınmalı.”
Sektörlerin gayet iyi durumda olduğunu ancak çalışanlar arasında Covid pozitif hasta sayısındaki artışın endişe verici olduğunu kaydeden Sabri Tekli, “Tam ekonomiye katkı sağlanacağı dönemde ağır aksak çalışmaya uğraşıyoruz. Umarım bu hastalığı bir an önce aşarız. Yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen üretim artışının devam ettiğini söyleyebilirim” dedi.
Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesinde model fabrika ve yenilik merkezi binasını tamamladıklarını ve açılışını yapabilecek duruma getirdiklerini kaydeden Tekli, “Ayrıca bugün sevindirici bir haber aldık. 4’üncü Bölge için belirlenen alanla ilgili onayları almaya başladık. Bu bölgenin de en geç bir yıl içinde devreye girecek şekilde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Basın yayın hizmetleri ve reklam ajansları adına döviz kurlarındaki artışın olumsuz etkilerinin halen devam ettiğine değinen Turgay Demirtaş ise, “Bugün gazeteci, matbaacı, reklamcı, radyocu tüm arkadaşlarımız sıkıntılı günler geçiriyor. Para kazanamıyoruz belki ama görevimizi aksatmadan sürdürüyoruz. Kimse şikayet etmeden yoluna devam etse de sıkıntı büyük” değerlendirmesini yaptı.
Akaryakıt sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mesut Selim Özcömert, en büyük sorun olarak karlılıkların azalmasını gösterdi. Dolar bazında pompa karlılıklarının yüzde 26 düştüğünü, buna rağmen pos komisyon veya banka kredi maliyetlerinin minimum yüzde 18 olduğunu, elektrik, su ve kira giderlerinin, ÖTV’nin ise arttığını kaydeden Özcömert, “Kasım 2019 ile Kasım 2020 karşılaştırıldığında bayi karlılıkları ortalama litre başına brüt 0,36 TL’de kaldı. Akaryakıt bayi karlılıklarının enflasyona endeksli devam ettirilmesi sektörün yaşaması açısından kaçınılmazdır” değerlendirmesini yaptı. Kaçak akaryakıt sorununa da değinen Özcömert, “Yıllardır sektörün en büyük sorunu olan ve devlete önemli gelir kaybı yaşatan kaçak akaryakıt satışının engellenmesine yönelik daha ciddi tedbirler alınmalı” ifadelerini kullandı. Pandemi sürecinde açılan kapanan firma sayılarına da değinen Özcömert, ödeme dengesi bozulan firmaların yaşadıklarını aktararak, çözüm için acil eylem planı uygulanması gerektiğini vurguladı.
Meclis Katip Üyesi Orhan Kemal Yüksel ise Mersin Limanı’nda yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Bir aracın Kayseri’den Mersin’e 5 saatte geldiğini, ardından Liman kuyruğunu da 5 saatte aşarak, giriş yapabildiğini kaydeden Yüksel, gerek liman kuyruğuna gerekse de sürekli artan liman fiyatlarına çözüm bulunamamasından şikayetçi oldu. Ülkenin tamamında nakliyecilerin yaşadığı hukuksal sorunlara da değinen Yüksel şunları söyledi:
“Biz bir nakliye firması olarak bir başka firmanın araçlarına yük verdiğimizde şoför gidip bu yükü bir yerde satabiliyor ve biz de herhangi bir hak iddia edemiyoruz. Biz şikayet ettiğimizde emniyet şoförü çağırıyor ve şoför işlerimiz ters gitti yükü sattık, bir şekilde ödeyeceğiz dediği zaman ceza almadan işine devam edebiliyor. Ancak, hukuki anlamda ağır yaptırımlar olsa bu şekilde sorumsuz davranamazlar. Ciddi sorun yaşıyoruz.”
İlaç ve tıbbi malzeme sektöründe hem ihracatta, hem de iç pazarda sorunlar yaşandığını, bazı ilaçların bulunamadığını ifade eden Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Taş, bazılarının ihracatının ise yasaklandığını bildirdi. İhracı yasaklanan ürünler için pazarda sözleşmeleri bulunduğunu ve düzenli olarak ürün sevk edememenin getirdiği sıkıntılar yaşadıklarını kaydeden Taş, sorunların bakanlığa iyi anlatılması gerektiğini söyledi. Talep bulunmasına rağmen üretim yapamadıkları ürünler olduğuna da dikkat çeken Taş, hammaddeye ulaşımın ciddi ölçüde zorlaştığını, maliyetlerin arttığını vurguladı. Pandemi sürecini de değerlendiren Taş, “Önümüzde zor bir dönem var. Fabrikaların kapanmaması adına çalışanların sağlığına da çok dikkat edilmesi gerekli, mutlaka işyerlerinizi dezenfekte edin” çağrısında bulundu.
Otomotiv sektöründe atık yağın değişimi ve depolanması konusundaki yeni uygulamalara değinen Musa Akdemir ise bu uygulamaların otomotiv sektörüne ek külfet getireceğine işaret etti. Yağ değişimi konusunda yeni bir uygulama başladığını ve bunun yerine getirilmesi için firmaların yağ atığı depolama sistemi ve bilgisayar sistemi gibi yeni yatırımlara girmesi gerektiğini ifade eden Akdemir, bunun da yaklaşık 50 bin Euro’luk maliyet anlamı taşıdığını söyledi. Kayıtlı çalışan firmaların zorunlu olarak bu yatırımları gerçekleştirdiğini ve maliyetlerinin büyük ölçüde arttığını, kayıt dışı çalışan firmaların ise bu tarz yatırımlar yapmadığını belirten Akdemir, haksız rekabetin önüne geçilebilmesi adına denetimlerin artırılması talebinde bulundu.
Gıda toptancıları ve dağıtıcıları olarak uzun süredir discount marketlerle mücadele ettiklerini hatırlatan Erhan Attila, yerel zincirlerin yaşadığı sorunlara vurgu yaptı. Ardından Mersin Meyve Sebze Hali Gıda Toptancıları bölümünde açılmasını bekledikleri kapıyla ilgili henüz bir gelişme olmadığına değinen Attila, bu konuyu da birçok ortamda dile getirdiklerini, çözümü için adımlar attıklarını ancak sonuç alamadıklarını belirtip, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile konunun tekrar görüşülmesi talebinde bulundu.
Dövizle ilgili yaşadıkları sıkıntıları dile getiren İsmail Yavuz Özgüven, döviz artarken gübre fiyatlarının artmasına rağmen döviz düştüğünde gübre fiyatlarına yansımamasından şikayetçi oldu. Tarımın stratejik bir sektör olduğunu hatırlatarak keyfi hareket edilmemesi gerektiğini kaydeden Özgüven, Tarım Bakanlığı’nın fiyat artışlarıyla ilgili bir yaptırımının olması, konunun düzen altına alınması gerektiğini düşündüğünü söyledi.
Fahrettin Aşut ise OSB’nin otoban bağlantı yolu sorununu hatırlattı. OSB’nin otoban bağlantı yolunu yapan firmadan kaynaklı yatırımın geciktiğini vurgulayan Aşut, otoban bağlantısı yapılamıyorsa D400’e paralel yeni yol çalışmasının hayata geçirilmesini istediklerini belirtti.
Mersin Milletvekili Lütfi Elvan’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine getirilmesinin Kent adına büyük şans olduğuna işaret eden Hakan Kayacı, “Mersin’in kazancı için çalışmalıyız, bunun için de birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Kent için projeler belirleyip bu projelere destek talep ederken tek ses olmalıyız” dedi. Aynı zamanda fuarlara önem verilmesi gerektiğini de vurgulayan Kayacı, bu alanda bir eylem planı hazırlanması ve fuarların başarılı geçmesi için daha çok çaba harcanması gerektiğinin önemine değindi.
Pandemi nedeniyle getirilen kısıtlamalardan dolayı, küçük işletmelerin ciddi mağduriyet yaşadığını kaydeden Mehmet Rıza Boyraz ise, “Kararlar alınırken bizden de bilgi talep edilmeli, kapanan işletmeler, yaşanan iş kayıpları ve çalışanlar için ayakları yere basan çözümler üretilmeli, sonuç odaklı çalışılmalı” şeklinde konuştu.
7 yıldır Meclis Üyesi olduğunu ve 7 yıldır konuşulan konuların değişmediğini kaydeden Ahmet Akın, “Eğer MTSO Meclisi olarak sözünü yerine getirmeyenlere tepkimizi belli edersek, inanın daha kısa sürede sonuç alırız” şeklinde konuştu. Mersinlilerin çalışıp ürettiğini, katmadeğer yarattığını, vergisini zamanında ödediğini, ancak tüm bu çabalarının karşılığını alamadığını kaydeden Akın, “Bizden çok daha az vergi veren Bayburt’ta, Artvin’de havaalanları yapılıyor biz ise hala Çukurova Bölgesel Havalimanı’nı konuşuyoruz. Artık tepkimizi belirtme zamanı” değerlendirmesini yaptı.
Zuhal İçenler ise lojistik sektöründe yaşanan sorunlara değindi. Çin ve Amerika arasında çok fazla yük trafiği bulunduğunu ve navlun fiyatlarının da yüksek olması nedeniyle dünya genelindeki konteynerlerin bu bölgelere kaydığını dile getiren İçenler, “Türkiye’ye yeteri kadar boş konteyner gelmiyor. İhracatçı taşıma yapacağı konteyner bulmakta güçlük çekiyor, bu da navlun maliyetlerine yansıyor” diye konuştu.
Yönetim Kurulu Üyesi Halil Kürek pastane, restoran ve kafelerin durumun değerlendirdi. Kısıtlamalarla birlikte sektörün içinden geçtiği zorlu süreci özetleyen Kürek, “Pandeminin başından bu yana işletmeler üstlendiği borçları tam ödenmeye başlamıştı, firmalar kendisini toparlıyordu derken yeniden kısıtlımalar geldi. Bu kısıtlamalar uzun sürerse birçok işletme çaresizlikten borçlarını ödeyemeyecek ve sektörü bırakacak kişi sayısı daha da artacak” dedi.
Pandemiyle birlikte kapanan okul kantinlerin durumuna değinen Metin Sapan, yaklaşık 8 aydır kantincilerden para isteyemediklerini söyledi. Discount marketler ve zincir marketler nedeniyle büfe ve bakkalların da kapanmaya başladığını ifade eden Sapan, “Kapanan bu firmalardan alacaklarımız var. Süreç bitiminde ayakta kalabilen kalacak. Ancak çok sayıda işletme kapanacak. Bizler hem iş kaybı yaşıyoruz, hem de alacağımızı tahsil edemiyoruz. Toptan dağıtım yapan firmalar için de süreç hiç iyiye gitmiyor.” değerlendirmesini yaptı.
Mobilya sektörünün pandemide birçok sektöre göre biraz daha avantajlı bir süreç yaşadığını kaydeden Osman Kiper, bir dönem fabrikaların talebi karşılamakta zorlandığını, ancak son 20-25 günde ise pandeminin başında yaşandığı gibi yine durgunluk sürecine girdiklerini belirtti. “Önümüzdeki kışın ben de zor geçeceğini düşünüyorum” diyen Kiper, virüse karşı herkesin mutlaka tedbir alması gerektiğinin altını çizdi.
Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Belice de tüm sektörlerin zor durumda olduğunu ifade edip, “Şu anda borçlar ödenemiyor, belki işler daha da azalacak. Herkes elinden geldiğince tedbir almalı. Yapabilecek çok da bir şey yok, tüm dünya uğraşıyor” değerlendirmesini yaptı.
Yusuf Vedat Yücesoy da Kentteki ulaşım sorununa dikkat çekti. Serbest Bölge Kavşağının ivedilikle yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Yücesoy, “O bölgede hergün trafik yoğunluğu yaşanıyor, hele bir de kaza yaşanırsa trafik kilitleniyor. Otoban oldukça yoğun kullanılıyor, buna rağmen Kent trafiği keşmekeşe dönüyor. Buna bir çözüm bulunmasını bekliyoruz” dedi.
Turizm sektörünün tamamının kan ağladığını ifade eden Hakan Bayındır, “Emsal ülkelerde turizm destek paketleri açıklanırken bizde dağıtılan kredilerden dahi sektör yararlanamıyor. Ne olacağımızı bilmeden bekliyoruz” dedi.
Yeni otomobillerde talebe yetecek kadar ürün bulunmadığını bildiren Ziya Çokgünlü ise, “2’inci el araçlarda normalleşme başladı. Üretimin artması kilit nokta. Onun dışında yılsonu yoğunluğu sürüyor” dedi. İkinci El Yetki Belgesi verilmesi konusundaki çalışmaların devam ettiğini de kaydeden Çokgünlü, “Odamız aracılığıyla Mesleki Yeterlilik Belgesi alabilmek amacıyla 39 kişi sınava girdi. Odamız destekli yetki belgesi verilecek olması üyelerimiz tarafından memnuniyetle karşılandı” dedi.
Toplantı sonunda değerlendirme yapan Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, tamamlanmayan yatırımlardan sektörlerin yaşadığı sorunlara kadar birçok konuya değindi. Mersin’in ürettiğini, çalıştığını ve vergi vermede Türkiye’de 5’inci sırada yer aldığını hatırlatan Kızıltan, “Mersin verdiği oranda alırsa tüm sorunları çözülür” dedi.
Mersin’de sürekli olarak bazı yarım kalan yatırımların konuşulduğunu hatırlatan Kızıltan, “Artık bunları biran önce bitirip önümüze bakmalıyız. Üzerinde çalıştığımız yeni projelerimiz var, onlara odaklanmalıyız” ifadelerini kullandı. Ankara ile kurulan temaslarda bundan sonrasında yatırımlardan bahsetmek yerine tek ses olup Mersin’in ülke ekonomisine verdiği oranda almak istediğinin vurgulanmasının yerinde olacağını kaydeden Kızıltan, “Mersin mutlu edilirse Mersinli de alkışlayıp takdir eder” dedi.